5 Eylül 2013 Perşembe

izNik çiNisi :)

merhaba :)
daaha öNcede bahsetmiştim evLeNdikteN soNra izNikte yaşamaya başLadım diye. size biraz izNik çiNisiNdeN bahsetmek istiyorum.

M.Ö. 3000 Yılının ilk yarısında mimari ile tanışan çiniler, İslam mimarisinde M.S. 9. yüzyılda kullanılmaya başlanmıştır. Selçuklular’ın 1071’de Bizanslılar’ı yenmesinden sonra Anadolu, hem Selçuklular hem de çiniler için yeni bir vatan olmuştur. Bu topraklardaki çini sanatı, 13. Yüzyılda Selçuk mimarisinin doruğa ulaştığı dönemde gelişmiş ve buna bağlı olarak da pek çok camii, medrese, türbe ve saray duvarları çinilerle bezenmiştir. Başlıca turkuaz, kobalt ve mor renklerin kullanıldığı geometrik desenli çini ve çini mozaikler iç mekanlarda tercih edilirken dışta da sırlı veya sırsız tuğlalar kullanılmıştır. 14. yüzyılda Anadolu Çini sanatı Osmanlılar ile birlikte yeni bir boyut kazanmıştır.
Özellikle 15. ve 17. yüzyıllar arasında İznik, önemli bir çini ve seramik üretim merkezi haline gelmiştir. Gerek başkent İstanbul’a yakın olması, gerekse Anadolu’ya bağlanan yollar üzerinde yer alması kuşkusuz gelişmesindeki önemli faktörlerdendir. Burada üretilen çiniler de başkent İstanbul’daki saray duvarlarını süslemiştir. 16. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin güçlenmesi ve yeni yapıların ortaya çıkmasıyla birlikte İznik çinisi en ihtişamlı günlerini yaşamıştır. Özellikle ikinci yarısı, üslup ve teknik bakımdan çinilerin mükemmelliğe ulaştığı ve çeşitlilik kazandığı bir dönemdir. Bu dönemde üretilen çiniler, saraya bağlı olarak yönlendirilmekte ve saray nakkaşhanesinde desenler hazırlanarak üretim yapılmak üzere İznik’teki atölyelere gönderilmektedir.
Çinilerin yer alacağı alana göre kompozisyon düzenleri dikkate alınarak mimariyle bir ahenk içinde yer almasına gayret edilmiştir. Çinide kullanılan geleneksel motiflerin yanısıra natüralist çiçek motiflerine de yer verilmeye başlanmış, her iki gruptan motifler, aynı kompozisyonların içinde kullanılmaya başlanmıştır. 17. yüzyıl başlarında çini desenlerinde büyük farklılıklar görülmezken, teknikte bir gerileme, renklerde olumsuz yönde bir değişim başlamıştır.
Ayrıca hamur ve sır kalitesinin de düşmeye başladığı görülmektedir. 17. yy’ın sonlarına doğru İznik’teki çini atölyelerinin ayakta kalma çabaları başarılı olamamıştır. Böylelikle 18. yüzyıl başlarında İznik’teki çini üretim faaliyetleri tamamen son bulmuştur. Lale Devri diye anılan dönemde, İznik çini sanatı yeniden canlandırılmaya çalışılsa da çabalar uzun ömürlü olamamıştır.

ve şimdide yapmış oLduğum bi kaç çiNi çaLışmasıyLa sizLeri başbaşa bırakıyorum :)
 
LaLe teması
 
karaNfiL teması
 
çiNtemaNi deseNi
 
şimdiLik bu kadar şekerLer :)
keNdiNize cici bakıN :)
 
 
 
 
 
 

12 yorum:

  1. Sanırım en çok lale desenini seviyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. beNde çiNiye eN çok LaLe deseNiNi yakıştırıyorum :)

      Sil
  2. İznik'e gittiğimizde çinilere hayran olmuştum.Harika olmuşlar bence, ellerine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. burda yaşamaya başLamadaN öNce biLgim yoktu pek beNimde ama şimdi daha biLiNçLi bakar oLdum etrafa :) teşekkür ederim caNım :)

      Sil
  3. İznik çinisini Bursa'nın yeşil türbesinde gezimde duymuştum vede çok merak etmiştim cidden çok ahşamlı çalışmalar hepside birbirinden güzel Bir gün İznik'e de yolum düşerse yapıldığı yerleri görüp incelemek istiyorum :)
    sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. izNiğe yoLuN düşerse baNada bekLerim :) gerçekteN izNikte yapıLdığı yerLer görüLmeye değer caNım :)

      Sil
  4. Bende bir Kütahyalı olarak çinileri ve çiniciliği iyi bilirim.Ne güzel bir sanattır değil mi?
    Bu arada bende sizin gibi yeni bir blog açtım.Sizi de bloguma beklerim..
    Hoşçakalın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. iNsaNıN gerçekteN kafasıNı boşaLtabiLeceği bi saNat :) teşekkür ederim eN kısa zamaNda sizdeyim :)

      Sil
  5. Sibel bunlar muhteşem. Ellerine sağlık. En alttaki favor.m. Süper olmuş.

    YanıtlaSil
  6. En çok lalelere bayıldım, elinize sağlık.

    YanıtlaSil

yorumLarıNız beNim içiN çok değerLi....